<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Access SQL - FIKRALAR / BİLMECELER]]></title>
		<link>https://www.access-sql.com/</link>
		<description><![CDATA[Access SQL - https://www.access-sql.com]]></description>
		<pubDate>Thu, 14 May 2026 09:06:13 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Biraz da Gülelim]]></title>
			<link>https://www.access-sql.com/Konu-Biraz-da-Gulelim</link>
			<pubDate>Wed, 09 Apr 2014 23:36:03 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.access-sql.com/Konu-Biraz-da-Gulelim</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BENİM ABİ BENİM! </span><br />
Temel birgün wolksvogen marka arabasıyla yolda giderken, kırmızı ışıkta duran bir Limuzine arkadan çarpar. Aşağıya inen Temel başlar adama yalvarmaya: <br />
- "Abi yalvarırım beni affet, ben garibanın tekiyim." Bunun üzerine adam Temel'e: <br />
- "Tamam seni affettim hadi git." der. Temel arabasına biner ve adam önde Temel arkada yola devam ederler. Kırmızı ışıkta Temel tekrar Limuzine arkadan çarpar ve kafayı camdan uzatarak: <br />
- "Benim abi benim!" der. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">NASIL YAPTIN? </span><br />
Adamın biri bir gün berbere gitmiş. Belli bir süre bekledikten sonra sıra kendisine gelince berber koltuğuna oturmuş. Berber adama: <br />
- "Tıraşınız nasıl olsun?" deyince adam başlamış söylemeye: <br />
- "Soldan kahkül bırak, sağı kazı, arkayı sıfıra vur, ortadan bir merdiven şekli yap." Berber şaşkın bir şekilde: <br />
- "Ama beyefendi bunu ben nasıl yapayım. Bu ne biçim tarif?" Adam berbere sinirlenir: <br />
- "Geçen geldiğimde bunu tarifi olmadan nasıl yapmıştın?" <br />
<br />
<img src="https://www.access-sql.com/images/smilies/trz2/cute.gif" alt="Cute" title="Cute" class="smilie smilie_96" /><br />
<br />
<br />
(Alıntıdır.)<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BENİM ABİ BENİM! </span><br />
Temel birgün wolksvogen marka arabasıyla yolda giderken, kırmızı ışıkta duran bir Limuzine arkadan çarpar. Aşağıya inen Temel başlar adama yalvarmaya: <br />
- "Abi yalvarırım beni affet, ben garibanın tekiyim." Bunun üzerine adam Temel'e: <br />
- "Tamam seni affettim hadi git." der. Temel arabasına biner ve adam önde Temel arkada yola devam ederler. Kırmızı ışıkta Temel tekrar Limuzine arkadan çarpar ve kafayı camdan uzatarak: <br />
- "Benim abi benim!" der. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">NASIL YAPTIN? </span><br />
Adamın biri bir gün berbere gitmiş. Belli bir süre bekledikten sonra sıra kendisine gelince berber koltuğuna oturmuş. Berber adama: <br />
- "Tıraşınız nasıl olsun?" deyince adam başlamış söylemeye: <br />
- "Soldan kahkül bırak, sağı kazı, arkayı sıfıra vur, ortadan bir merdiven şekli yap." Berber şaşkın bir şekilde: <br />
- "Ama beyefendi bunu ben nasıl yapayım. Bu ne biçim tarif?" Adam berbere sinirlenir: <br />
- "Geçen geldiğimde bunu tarifi olmadan nasıl yapmıştın?" <br />
<br />
<img src="https://www.access-sql.com/images/smilies/trz2/cute.gif" alt="Cute" title="Cute" class="smilie smilie_96" /><br />
<br />
<br />
(Alıntıdır.)<br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[dilek]]></title>
			<link>https://www.access-sql.com/Konu-dilek</link>
			<pubDate>Sat, 04 Jan 2014 10:12:08 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.access-sql.com/Konu-dilek</guid>
			<description><![CDATA[Adamın biri Miami de sahilde yürürken ayağı bir şişeye takılır alıp açar <br />
içinden masallardaki gibi bir cin çıkar.<br />
Cin fazla uzatmaz adama bir dilek iste der ...<br />
Adam 3 dilek değilmiydi diye sorar ...<br />
Cin uzatmada bir dilek söyle der..<br />
Adam düşünür ve derki; ben hawaii adalarını çok merak ediyorum ama deniz beni tutuyor gemiye binemiyorum, uçaktanda korkuyorum sana zahmet bir köprü yapta hawaii adalarına gideyim der..<br />
Cin sinirlenir saçmalama öyle dilek mi olur sen bu işin lojistiğini düşündünmü köprü direkleri için ne kadar demir , ne kadar çimento , ne kadar kum gider biliyormusun saçmalamada başka bir dilek iste der<br />
Adam düşünür ve der ki; ben iki defa evlenip ayrıldım Kadınlar neden durup dururken ağlar neden bir anda parlar neden bir anda kıskanır kısacası benim kadınları anlayabilmemi sağla der .<br />
Cin adama dönmüş ve köprü kaç şerit olsun? demiş]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Adamın biri Miami de sahilde yürürken ayağı bir şişeye takılır alıp açar <br />
içinden masallardaki gibi bir cin çıkar.<br />
Cin fazla uzatmaz adama bir dilek iste der ...<br />
Adam 3 dilek değilmiydi diye sorar ...<br />
Cin uzatmada bir dilek söyle der..<br />
Adam düşünür ve derki; ben hawaii adalarını çok merak ediyorum ama deniz beni tutuyor gemiye binemiyorum, uçaktanda korkuyorum sana zahmet bir köprü yapta hawaii adalarına gideyim der..<br />
Cin sinirlenir saçmalama öyle dilek mi olur sen bu işin lojistiğini düşündünmü köprü direkleri için ne kadar demir , ne kadar çimento , ne kadar kum gider biliyormusun saçmalamada başka bir dilek iste der<br />
Adam düşünür ve der ki; ben iki defa evlenip ayrıldım Kadınlar neden durup dururken ağlar neden bir anda parlar neden bir anda kıskanır kısacası benim kadınları anlayabilmemi sağla der .<br />
Cin adama dönmüş ve köprü kaç şerit olsun? demiş]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Akıllı İhtiyar]]></title>
			<link>https://www.access-sql.com/Konu-Akilli-Ihtiyar</link>
			<pubDate>Wed, 13 Nov 2013 16:37:24 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.access-sql.com/Konu-Akilli-Ihtiyar</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Akıllı İhtiyar</span><br />
Yaşlı bir adam emekliye ayrılır ve kendine bir lisenin yanında küçük bir ev alır. Emekliliğinin ilk bir kaç haftasını huzur içinde geçirir ama sonra ders yılı başlar.<br />
Okulların açıldığı ilk gün, dersten çıkan öğrenciler yollarının üzerindeki her çöp bidonunu tekmelerler, bağırıp, çağırarak. Bu çekilmez gürültü günler sürer ve yaşlı adam bir önlem almaya karar verir.<br />
Ertesi gün çocuklar gürültüyle evine doğru yaklaşırken, kapısının önüne çıkar, onları durdurur ve, "Çok tatlı çocuklarsınız, çok da eğleniyorsunuz. Bu neşenizi sürdürmenizi istiyorum sizden. Ben de sizlerin yaşındayken aynı şekilde gürültüler çıkarmaktan hoşlanırdım, bana gençliğimi hatırlatıyorsunuz. Eğer her gün buradan geçer ve gürültü yaparsanız size her gün 1 lira vereceğim" der.<br />
Bu teklif çocukların çok hoşuna gider ve gürültüyü sürdürürler. Birkaç gün sonra yaşlı adam yine çocukların önüne çıkar ve onlara şöyle der, "Çocuklar enflasyon beni de etkilemeye başladı, bundan böyle size sadece 50 kuruş verebilirim."<br />
Çocuklar pek hoşlanmazlar ama yine devam ederler gürültüye. Aradan bir kaç gün daha geçer ve yaşlı adam yine karşılar onları.<br />
"Bakın" der, "Henüz maaşımı alamadım bu yüzden size günde ancak 25 kuruş verebilirim, tamam mı?"<br />
"Olanaksız bayım" der içlerinden biri, "Günde 25 kuruş için bu işi yapacağımızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Biz işi bırakıyoruz." <img src="https://www.access-sql.com/images/smilies/trz2/yes.gif" alt="Yes" title="Yes" class="smilie smilie_92" /><br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">(Alıntıdır)</span><br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Akıllı İhtiyar</span><br />
Yaşlı bir adam emekliye ayrılır ve kendine bir lisenin yanında küçük bir ev alır. Emekliliğinin ilk bir kaç haftasını huzur içinde geçirir ama sonra ders yılı başlar.<br />
Okulların açıldığı ilk gün, dersten çıkan öğrenciler yollarının üzerindeki her çöp bidonunu tekmelerler, bağırıp, çağırarak. Bu çekilmez gürültü günler sürer ve yaşlı adam bir önlem almaya karar verir.<br />
Ertesi gün çocuklar gürültüyle evine doğru yaklaşırken, kapısının önüne çıkar, onları durdurur ve, "Çok tatlı çocuklarsınız, çok da eğleniyorsunuz. Bu neşenizi sürdürmenizi istiyorum sizden. Ben de sizlerin yaşındayken aynı şekilde gürültüler çıkarmaktan hoşlanırdım, bana gençliğimi hatırlatıyorsunuz. Eğer her gün buradan geçer ve gürültü yaparsanız size her gün 1 lira vereceğim" der.<br />
Bu teklif çocukların çok hoşuna gider ve gürültüyü sürdürürler. Birkaç gün sonra yaşlı adam yine çocukların önüne çıkar ve onlara şöyle der, "Çocuklar enflasyon beni de etkilemeye başladı, bundan böyle size sadece 50 kuruş verebilirim."<br />
Çocuklar pek hoşlanmazlar ama yine devam ederler gürültüye. Aradan bir kaç gün daha geçer ve yaşlı adam yine karşılar onları.<br />
"Bakın" der, "Henüz maaşımı alamadım bu yüzden size günde ancak 25 kuruş verebilirim, tamam mı?"<br />
"Olanaksız bayım" der içlerinden biri, "Günde 25 kuruş için bu işi yapacağımızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Biz işi bırakıyoruz." <img src="https://www.access-sql.com/images/smilies/trz2/yes.gif" alt="Yes" title="Yes" class="smilie smilie_92" /><br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">(Alıntıdır)</span><br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Otoyol - Bardak]]></title>
			<link>https://www.access-sql.com/Konu-Otoyol-Bardak</link>
			<pubDate>Thu, 06 Jun 2013 22:37:09 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.access-sql.com/Konu-Otoyol-Bardak</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">OTOYOL</span><br />
Temel otoyolda ters yöne girer.. Bunu gören trafik polisi, sürücüleri uyarmak için radyodan anons yaptırır. Bu arada ters yolda ilerleyen Temel de radyo dinlemektedir..<br />
Polis radyodan:<br />
Lütfen dikkat, ters yönde ilerleyen bir araç var!<br />
Temel bağırır, ne bir tanesi hepsi hepsi..<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BARDAK</span><br />
 Delinin biri bir gün doktoruna gider ve iyileştiğini söyleyerek serbest bıraklımasını ister. Bunun üzerine doktor:<br />
-Sana bir soru sorucağım doğru bilirsen burdan çıkarsın. Deli:<br />
-Peki anlaştık sor sorunu. Doktor:<br />
-Sen 10 katlı bir binanın tepesine çıksan bende aşağıda bir bardak su tutsam.Şimdi aşağıya atlar mısın atlamaz mısın? Deli:<br />
-Niye atlayım ben delimiyim der? Doktor içinden adamın gerçekten iyileştiğini düşünür ve neden diye sorar. Deli:<br />
-Ya bardağı çekersen!... <br />
<br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">(alıntıdır)</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">OTOYOL</span><br />
Temel otoyolda ters yöne girer.. Bunu gören trafik polisi, sürücüleri uyarmak için radyodan anons yaptırır. Bu arada ters yolda ilerleyen Temel de radyo dinlemektedir..<br />
Polis radyodan:<br />
Lütfen dikkat, ters yönde ilerleyen bir araç var!<br />
Temel bağırır, ne bir tanesi hepsi hepsi..<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BARDAK</span><br />
 Delinin biri bir gün doktoruna gider ve iyileştiğini söyleyerek serbest bıraklımasını ister. Bunun üzerine doktor:<br />
-Sana bir soru sorucağım doğru bilirsen burdan çıkarsın. Deli:<br />
-Peki anlaştık sor sorunu. Doktor:<br />
-Sen 10 katlı bir binanın tepesine çıksan bende aşağıda bir bardak su tutsam.Şimdi aşağıya atlar mısın atlamaz mısın? Deli:<br />
-Niye atlayım ben delimiyim der? Doktor içinden adamın gerçekten iyileştiğini düşünür ve neden diye sorar. Deli:<br />
-Ya bardağı çekersen!... <br />
<br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">(alıntıdır)</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[bir bilmece ve saklambaç oyunvari olay]]></title>
			<link>https://www.access-sql.com/Konu-bir-bilmece-ve-saklambac-oyunvari-olay</link>
			<pubDate>Mon, 16 Apr 2012 06:05:48 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.access-sql.com/Konu-bir-bilmece-ve-saklambac-oyunvari-olay</guid>
			<description><![CDATA[<a href="http://www.access-sql.com/Konu-Access-2010-da-Veri-Guvenligi-Kapali-ve-Sifreli-Veritabanini-Yonetmek?pid=68311#pid68311" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.access-sql.com/Konu-Access-20...1#pid68311</a><br />
<br />
hedef bu konuda!<img src="https://www.access-sql.com/images/smilies/trz4/confused.png" alt="Confused" title="Confused" class="smilie smilie_143" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<a href="http://www.access-sql.com/Konu-Access-2010-da-Veri-Guvenligi-Kapali-ve-Sifreli-Veritabanini-Yonetmek?pid=68311#pid68311" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.access-sql.com/Konu-Access-20...1#pid68311</a><br />
<br />
hedef bu konuda!<img src="https://www.access-sql.com/images/smilies/trz4/confused.png" alt="Confused" title="Confused" class="smilie smilie_143" />]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Zeka]]></title>
			<link>https://www.access-sql.com/Konu-Zeka</link>
			<pubDate>Fri, 02 Mar 2012 22:03:39 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.access-sql.com/Konu-Zeka</guid>
			<description><![CDATA[Temel ve Dursun trenle yolculuk yaparken,bir sığır çiftliğinin önünden hızla geçiyormuş.Temel tahmin etmiş<br />
-Dursun burada tam 397 sığır var..<br />
-Ula Temel,nasıl saydın?Vızz diye geçtuk daa..<br />
-Kolaydur..Ayaklarını sayıp dörde bölüyorum.<br />
<br />
<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Temel ve Dursun trenle yolculuk yaparken,bir sığır çiftliğinin önünden hızla geçiyormuş.Temel tahmin etmiş<br />
-Dursun burada tam 397 sığır var..<br />
-Ula Temel,nasıl saydın?Vızz diye geçtuk daa..<br />
-Kolaydur..Ayaklarını sayıp dörde bölüyorum.<br />
<br />
<br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[temel trafik fıkraları]]></title>
			<link>https://www.access-sql.com/Konu-temel-trafik-fikralari</link>
			<pubDate>Wed, 15 Feb 2012 18:29:16 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.access-sql.com/Konu-temel-trafik-fikralari</guid>
			<description><![CDATA[temel kırmızı ışıkta geçince trafik polisi tarafından durdurulur<br />
Polis: Ehliyet ve ruhsat beyefendi<br />
Temel sinirli : Ula verdinuzda mi isteysinuz?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[temel kırmızı ışıkta geçince trafik polisi tarafından durdurulur<br />
Polis: Ehliyet ve ruhsat beyefendi<br />
Temel sinirli : Ula verdinuzda mi isteysinuz?]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Çok Şeker Attın!, Miyav, Dikenli Tel, Tembellik Yasası]]></title>
			<link>https://www.access-sql.com/Konu-Cok-Seker-Attin-Miyav-Dikenli-Tel-Tembellik-Yasasi</link>
			<pubDate>Sun, 29 Jan 2012 19:03:53 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.access-sql.com/Konu-Cok-Seker-Attin-Miyav-Dikenli-Tel-Tembellik-Yasasi</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çok Şeker Attın</span><br />
<br />
Delinin biri soluk soluğa kahveye girmiş. Boş bir masaya oturup ocağa seslenmiş :<br />
 <br />
- Bana bir çay!<br />
 <br />
Çay gelmiş, şekerleri atıp karıştırmış. Tekrar şeker istemiş, onları da atıp karıştırmış. Yeniden istemiş. Çaycı artık dayanamamış :<br />
 <br />
- Sekiz şeker koydun ya çaya, yetmiyor mu?<br />
 <br />
- Koydum ama işte görüyorsun, hepsi eriyor! <br />
<br />
------------------------------------------------------<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Miyav</span><br />
<br />
İki deli, akıl hastahanesinden kaçmaya karar vermişler. Gece vakti hızlı bir şekilde duvardan atlayarak boşluktaki tarlaya çıkmışlar. Tellerin arasından sürünerek ilerlerken bir bekçi bunların hışırtısını duymuş ve bağırmış :<br />
 <br />
- Kim var orada?<br />
 <br />
Delilerden biri hemen :<br />
 <br />
- Miyav, miyav!<br />
 <br />
Hışırtıyı kedinin çıkardığını zanneden bekçi tam geri dönecekken deliler yine sürünmeye başlamışlar. Bekçi tekrar dönmüş ve bağırmış :<br />
 <br />
- Kim var orada?<br />
 <br />
İyice sinirlenen deli :<br />
 <br />
- Miyav dedik ya! <br />
<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çok Şeker Attın</span><br />
<br />
Delinin biri soluk soluğa kahveye girmiş. Boş bir masaya oturup ocağa seslenmiş :<br />
 <br />
- Bana bir çay!<br />
 <br />
Çay gelmiş, şekerleri atıp karıştırmış. Tekrar şeker istemiş, onları da atıp karıştırmış. Yeniden istemiş. Çaycı artık dayanamamış :<br />
 <br />
- Sekiz şeker koydun ya çaya, yetmiyor mu?<br />
 <br />
- Koydum ama işte görüyorsun, hepsi eriyor! <br />
<br />
------------------------------------------------------<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Miyav</span><br />
<br />
İki deli, akıl hastahanesinden kaçmaya karar vermişler. Gece vakti hızlı bir şekilde duvardan atlayarak boşluktaki tarlaya çıkmışlar. Tellerin arasından sürünerek ilerlerken bir bekçi bunların hışırtısını duymuş ve bağırmış :<br />
 <br />
- Kim var orada?<br />
 <br />
Delilerden biri hemen :<br />
 <br />
- Miyav, miyav!<br />
 <br />
Hışırtıyı kedinin çıkardığını zanneden bekçi tam geri dönecekken deliler yine sürünmeye başlamışlar. Bekçi tekrar dönmüş ve bağırmış :<br />
 <br />
- Kim var orada?<br />
 <br />
İyice sinirlenen deli :<br />
 <br />
- Miyav dedik ya! <br />
<br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Adamın Horozu =))]]></title>
			<link>https://www.access-sql.com/Konu-Adamin-Horozu</link>
			<pubDate>Fri, 30 Dec 2011 16:34:57 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.access-sql.com/Konu-Adamin-Horozu</guid>
			<description><![CDATA[Merhaba Arkadaşlar,<br />
<br />
Bilene Lisanslı Office CD'mi göndericem...<br />
Adamın cok sevdiği bir tane Horuzu varmış,Adamın işi gereği yaşadığı yeri değiştirmesi gerekiyor ve horuzonuda yanında götürmek istiyor,Otobüs firmasına soruyor Horozunu kabul etmiyorlar,Gemiye soruyor horuzu kabul etmiyorlar Tren,Ucak falan derken adamın horozunu hiç bir taşıt taşımayı kabul etmiyor.<br />
Adamda bir tekne kiralayıp horozunu yanına Alıp acılıyor denize gitmek istediği yere <img src="https://www.access-sql.com/images/smilies/trz2/smile.gif" alt="Smile" title="Smile" class="smilie smilie_78" /><br />
Deniz'de fırtına cıkıyor ve dev dalga bizim adamın tekneye doğru geliyor bunu gören horoz korkup yumurtluyor,ve uçup kaçıyor..........Anlattıklarımda 3 Adet yalan var..<br />
<br />
Hadi Kolay gelsin.....Sadece 3 Tane Başka yok <img src="https://www.access-sql.com/images/smilies/trz2/goofy.gif" alt="Goofy" title="Goofy" class="smilie smilie_82" /><img src="https://www.access-sql.com/images/smilies/sml2/mm.gif" alt="Mm" title="Mm" class="smilie smilie_188" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Merhaba Arkadaşlar,<br />
<br />
Bilene Lisanslı Office CD'mi göndericem...<br />
Adamın cok sevdiği bir tane Horuzu varmış,Adamın işi gereği yaşadığı yeri değiştirmesi gerekiyor ve horuzonuda yanında götürmek istiyor,Otobüs firmasına soruyor Horozunu kabul etmiyorlar,Gemiye soruyor horuzu kabul etmiyorlar Tren,Ucak falan derken adamın horozunu hiç bir taşıt taşımayı kabul etmiyor.<br />
Adamda bir tekne kiralayıp horozunu yanına Alıp acılıyor denize gitmek istediği yere <img src="https://www.access-sql.com/images/smilies/trz2/smile.gif" alt="Smile" title="Smile" class="smilie smilie_78" /><br />
Deniz'de fırtına cıkıyor ve dev dalga bizim adamın tekneye doğru geliyor bunu gören horoz korkup yumurtluyor,ve uçup kaçıyor..........Anlattıklarımda 3 Adet yalan var..<br />
<br />
Hadi Kolay gelsin.....Sadece 3 Tane Başka yok <img src="https://www.access-sql.com/images/smilies/trz2/goofy.gif" alt="Goofy" title="Goofy" class="smilie smilie_82" /><img src="https://www.access-sql.com/images/smilies/sml2/mm.gif" alt="Mm" title="Mm" class="smilie smilie_188" />]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Depozitolu]]></title>
			<link>https://www.access-sql.com/Konu-Depozitolu</link>
			<pubDate>Sat, 17 Dec 2011 14:14:49 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.access-sql.com/Konu-Depozitolu</guid>
			<description><![CDATA[Hoşuma giden bir fıkrayı paylaşmak istedim.<br />
<br />
Akıl hastanesinde bir gün, bir deli hasta bakıcıyı yanına çağırır. "Bana çabuk 5 şişe kola getir" der. Hasta bakıcı buna kızar ve hastaya beş tokat atar ve "al işte kolalarını" der. Aradan zaman geçtikten sonra yine aynı hasta, bakıcıyı yine çağırır. Bu sefer hasta; hasta bakıcıyı tokatlar. Bakıcı, "ne oluyor?" der. Hasta cevap verir: - "Şişeleri getirdim abi." <img src="https://www.access-sql.com/images/smilies/trz2/biglaugh.gif" alt="Biglaugh" title="Biglaugh" class="smilie smilie_73" /><br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Hoşuma giden bir fıkrayı paylaşmak istedim.<br />
<br />
Akıl hastanesinde bir gün, bir deli hasta bakıcıyı yanına çağırır. "Bana çabuk 5 şişe kola getir" der. Hasta bakıcı buna kızar ve hastaya beş tokat atar ve "al işte kolalarını" der. Aradan zaman geçtikten sonra yine aynı hasta, bakıcıyı yine çağırır. Bu sefer hasta; hasta bakıcıyı tokatlar. Bakıcı, "ne oluyor?" der. Hasta cevap verir: - "Şişeleri getirdim abi." <img src="https://www.access-sql.com/images/smilies/trz2/biglaugh.gif" alt="Biglaugh" title="Biglaugh" class="smilie smilie_73" /><br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Proje Müdürü]]></title>
			<link>https://www.access-sql.com/Konu-Proje-Muduru</link>
			<pubDate>Wed, 06 Jul 2011 09:07:31 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.access-sql.com/Konu-Proje-Muduru</guid>
			<description><![CDATA[Adamın biri çarşıda gezinirken bir evcil hayvanlar mağazasının önünden geçer ve merak edip ne var ne yok diye içeri girip gezinmeye başlar. Maymunların olduğu yere gelince bir müşterinin maymunu alıp mağaza sahibine fiyatı sorduğunu görür. Satıcı 5.000 &#36; der ve müşteri hiç itiraz etmeden ödeyip çıkar.gezinen adam merak edip satıcıya sorar. Bu maymun neden bu kadar pahalı. Satıcı: <br />
- O maymun otocad, catıa, excell, word'ü iyi bilir. Her türlü çizimi yapabilir, der. <br />
Adam şaşırır.Ardından başka bir müşteri bir maymun alır. O da 5.000 &#36;'dır ve müşteri itiraz etmeden ödeyip çıkar. Gezinen adam tekrar şaşırıp satıcıya sorar. Satıcı <br />
- O maymun herlü projenin takibini onayını yapacak kabiliyettedir, der. <br />
Adam iyice şaşırmıştır. Ardından başka bir adam bir maymun alır ve satıcıya 25.000 &#36; öder ve çıkar. Zaten şaşırmış olan gezinen adam bu kez kafayı yer ve satıcıya: <br />
- Bu maymun neden ötekilerden pahalı, diye sorar. Satıcı: <br />
- Valla o maymun hepsini çok iyi bildiğini iddia ediyor ama ne kadar denediysem yapmıyor. Kendisinin proje müdürü olduğunu söylüyor, der.<br />
<img src="https://www.access-sql.com/images/smilies/trz2/biglaugh.gif" alt="Biglaugh" title="Biglaugh" class="smilie smilie_73" /><img src="https://www.access-sql.com/images/smilies/trz2/biglaugh.gif" alt="Biglaugh" title="Biglaugh" class="smilie smilie_73" /><br />
<br />
Alıntıdır.<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Adamın biri çarşıda gezinirken bir evcil hayvanlar mağazasının önünden geçer ve merak edip ne var ne yok diye içeri girip gezinmeye başlar. Maymunların olduğu yere gelince bir müşterinin maymunu alıp mağaza sahibine fiyatı sorduğunu görür. Satıcı 5.000 &#36; der ve müşteri hiç itiraz etmeden ödeyip çıkar.gezinen adam merak edip satıcıya sorar. Bu maymun neden bu kadar pahalı. Satıcı: <br />
- O maymun otocad, catıa, excell, word'ü iyi bilir. Her türlü çizimi yapabilir, der. <br />
Adam şaşırır.Ardından başka bir müşteri bir maymun alır. O da 5.000 &#36;'dır ve müşteri itiraz etmeden ödeyip çıkar. Gezinen adam tekrar şaşırıp satıcıya sorar. Satıcı <br />
- O maymun herlü projenin takibini onayını yapacak kabiliyettedir, der. <br />
Adam iyice şaşırmıştır. Ardından başka bir adam bir maymun alır ve satıcıya 25.000 &#36; öder ve çıkar. Zaten şaşırmış olan gezinen adam bu kez kafayı yer ve satıcıya: <br />
- Bu maymun neden ötekilerden pahalı, diye sorar. Satıcı: <br />
- Valla o maymun hepsini çok iyi bildiğini iddia ediyor ama ne kadar denediysem yapmıyor. Kendisinin proje müdürü olduğunu söylüyor, der.<br />
<img src="https://www.access-sql.com/images/smilies/trz2/biglaugh.gif" alt="Biglaugh" title="Biglaugh" class="smilie smilie_73" /><img src="https://www.access-sql.com/images/smilies/trz2/biglaugh.gif" alt="Biglaugh" title="Biglaugh" class="smilie smilie_73" /><br />
<br />
Alıntıdır.<br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[nasrettin hoca padişahın isteği]]></title>
			<link>https://www.access-sql.com/Konu-nasrettin-hoca-padisahin-istegi</link>
			<pubDate>Thu, 07 Apr 2011 00:58:41 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.access-sql.com/Konu-nasrettin-hoca-padisahin-istegi</guid>
			<description><![CDATA[Günlerden bir gün ülkenin hükümdarı sarayındaki bütün alimleri toplamış ve onlardan eşeğine okuma yazma öğretmelerini istemiş, alimler şaşırmışlar bu isteğe ve sultanı bu isteğin olanaksızlığı konusunda ikna etmeye çalışmışlar. Ama sultan nuh demiş peygamber dememiş isteğinde diretmiş, eşeğine okuma yazma öğretecek kişiye ne dilerse vereceğini ama bu işe kalkışıp da öğretemezse kellesini alacağını söylemiş. Alimlerden bu işe yanaşan olmamış tabi. Sultanın iğnelemeleri ve sıkıştırmalarına dayanamayan alimler Nasrettin hocaya başvurmuşlar sultanı bu arzusundan vazgeçirmesi, ona bu işin imkansızlığını anlatması için. Hoca sultanın huzuruna çıkmış ne kadar dil döktüyse boş, sultan isteğinde direttikçe diretiyor. En sonunda dayanamamış “tamam sultanım ben sizin eşeğe okuma yazma öğreteceğim, hem de öyle bir öğreteceğim ki en benim diyen alimden bile daha iyi okuyup yazacak hem de konuşacak, amma şartlarımı yerine getireceğinize söz verirseniz” demiş. Bu kadarını beklemeyen sultan o anın şaşkınlığıyla söz vermiş hocaya ve şartını öğrenmek istemiş. Hoca “ 40 yıl boyunca bu eşeği  eğiteceğim 40 yıl bitene kadar kimse bana hesap sormayacak ve benim ve eşeğin ne ihtiyacı varsa fazlasıyla yerine getirecek” sultan düşünmüş ve şartın o kadar ağır olmamasıyla rahatlamış, sonuçta eşeğe okuma, yazma bir de konuşma öğretmek kolay iş değil hoca haklı demiş içinden  ve “tamam hoca sana söz veriyorum ki 40 yıl boyunca kimse işine karışmayacak ve hesap sormayacak sana, ama kırk yılın sonunda dediğini yapamazsan kellen gider” isteğinin yerine getirilecek olmasının verdiği rahatlıkla hocaya ve alimlere huzurundan çekilmeleri için izin vermiş. Sultanın huzurundan çekildikten sonra alimler hocanın etrafını sarmış ve başlamışlar veryansın etmeye <br />
“aman hoca sen ne yaptın” <br />
“değil 40 yıl 140 yıl geçse eşek okuma yazma öğrene bilir mi”<br />
“biz seni sultanı isteğinden vazgeçir diye çağırdık sen iyice karıştırdın işleri”<br />
“ya hoca ne yapacaksın kellen gidecek”<br />
Tüm bu şikayetleri gülümsemeyle dinleyen hoca en sonunda şöyle demiş<br />
“aman arkadaşlar düşündüğünüz şeye bakın 40 yıla kadar ya ben ölürüm, ya sultan ölür, ya eşek ölür”<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Günlerden bir gün ülkenin hükümdarı sarayındaki bütün alimleri toplamış ve onlardan eşeğine okuma yazma öğretmelerini istemiş, alimler şaşırmışlar bu isteğe ve sultanı bu isteğin olanaksızlığı konusunda ikna etmeye çalışmışlar. Ama sultan nuh demiş peygamber dememiş isteğinde diretmiş, eşeğine okuma yazma öğretecek kişiye ne dilerse vereceğini ama bu işe kalkışıp da öğretemezse kellesini alacağını söylemiş. Alimlerden bu işe yanaşan olmamış tabi. Sultanın iğnelemeleri ve sıkıştırmalarına dayanamayan alimler Nasrettin hocaya başvurmuşlar sultanı bu arzusundan vazgeçirmesi, ona bu işin imkansızlığını anlatması için. Hoca sultanın huzuruna çıkmış ne kadar dil döktüyse boş, sultan isteğinde direttikçe diretiyor. En sonunda dayanamamış “tamam sultanım ben sizin eşeğe okuma yazma öğreteceğim, hem de öyle bir öğreteceğim ki en benim diyen alimden bile daha iyi okuyup yazacak hem de konuşacak, amma şartlarımı yerine getireceğinize söz verirseniz” demiş. Bu kadarını beklemeyen sultan o anın şaşkınlığıyla söz vermiş hocaya ve şartını öğrenmek istemiş. Hoca “ 40 yıl boyunca bu eşeği  eğiteceğim 40 yıl bitene kadar kimse bana hesap sormayacak ve benim ve eşeğin ne ihtiyacı varsa fazlasıyla yerine getirecek” sultan düşünmüş ve şartın o kadar ağır olmamasıyla rahatlamış, sonuçta eşeğe okuma, yazma bir de konuşma öğretmek kolay iş değil hoca haklı demiş içinden  ve “tamam hoca sana söz veriyorum ki 40 yıl boyunca kimse işine karışmayacak ve hesap sormayacak sana, ama kırk yılın sonunda dediğini yapamazsan kellen gider” isteğinin yerine getirilecek olmasının verdiği rahatlıkla hocaya ve alimlere huzurundan çekilmeleri için izin vermiş. Sultanın huzurundan çekildikten sonra alimler hocanın etrafını sarmış ve başlamışlar veryansın etmeye <br />
“aman hoca sen ne yaptın” <br />
“değil 40 yıl 140 yıl geçse eşek okuma yazma öğrene bilir mi”<br />
“biz seni sultanı isteğinden vazgeçir diye çağırdık sen iyice karıştırdın işleri”<br />
“ya hoca ne yapacaksın kellen gidecek”<br />
Tüm bu şikayetleri gülümsemeyle dinleyen hoca en sonunda şöyle demiş<br />
“aman arkadaşlar düşündüğünüz şeye bakın 40 yıla kadar ya ben ölürüm, ya sultan ölür, ya eşek ölür”<br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[nasrettin hoca ve oğlu]]></title>
			<link>https://www.access-sql.com/Konu-nasrettin-hoca-ve-oglu</link>
			<pubDate>Tue, 05 Apr 2011 14:04:05 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.access-sql.com/Konu-nasrettin-hoca-ve-oglu</guid>
			<description><![CDATA[Nasrettin hoca ve oğlu pazardan eve dönüyorlarmış. Hoca oğlunu eşeğe  bindirmiş kendisine eşeğin yanında yürüyormuş. Yolda yanlarından geçen biri bu durumu görmüş ve hocaya<br />
“Hocam koca adam sen yürüyorsun çocuğu eşeğe bindirmişsin, bu olacak iş mi?” demiş.<br />
Hoca düşünmüş adam doğru söylüyor, çocukla yer değiştirmiş. Hoca eşeğe binmiş çocuk eşeğin yanında yürümeye başlamış. Bir süre sonra yolda başka bir tanışlarına rastlamışlar, adam şöyle bir bakmış hocaya<br />
“hocam utan utan koca adam eşeğe binmişsin el kadar yavrucağı yürütüyorsun, çocuk kan ter içinde kalmış bu olacak iş mi?” demiş<br />
Hoca düşünmüş bu adam da doğru söylüyor, çocuğu yanına almış ikisi eşeğe birlikte binmişler. Biraz daha ilerledikten sora rastladıkları başka biri<br />
“yazık hoca yazık iki kişi bir olmuş şuncacık hayvana birlikte binmişsiniz bu hayvanın canı yok mu bu olacak iş mi?” demiş<br />
Hoca düşünmüş bu adama da hak vermiş, çocukla birlikte eşekten inmişler ve yürümeye devam etmişler. Bir süre sonra rastladıkları bir komşusu hocaya<br />
“yahu  hocam sende hiç akıl yok mu, iki kişi yürüyorsunuz eşek boş gidiyor  biriniz binsenize eşeğe, bu olacak iş mi?” demiş. Bunun üzerine hoca oğluna dönmüş gülümsemiş ve demiş ki<br />
“işte evladım herkesin söylediği her doğruya uymaya çalışırsan ilerlemek güç oluyor, en iyisi işi yapanın bildiği doğruyu sürdürmesidir” <br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Nasrettin hoca ve oğlu pazardan eve dönüyorlarmış. Hoca oğlunu eşeğe  bindirmiş kendisine eşeğin yanında yürüyormuş. Yolda yanlarından geçen biri bu durumu görmüş ve hocaya<br />
“Hocam koca adam sen yürüyorsun çocuğu eşeğe bindirmişsin, bu olacak iş mi?” demiş.<br />
Hoca düşünmüş adam doğru söylüyor, çocukla yer değiştirmiş. Hoca eşeğe binmiş çocuk eşeğin yanında yürümeye başlamış. Bir süre sonra yolda başka bir tanışlarına rastlamışlar, adam şöyle bir bakmış hocaya<br />
“hocam utan utan koca adam eşeğe binmişsin el kadar yavrucağı yürütüyorsun, çocuk kan ter içinde kalmış bu olacak iş mi?” demiş<br />
Hoca düşünmüş bu adam da doğru söylüyor, çocuğu yanına almış ikisi eşeğe birlikte binmişler. Biraz daha ilerledikten sora rastladıkları başka biri<br />
“yazık hoca yazık iki kişi bir olmuş şuncacık hayvana birlikte binmişsiniz bu hayvanın canı yok mu bu olacak iş mi?” demiş<br />
Hoca düşünmüş bu adama da hak vermiş, çocukla birlikte eşekten inmişler ve yürümeye devam etmişler. Bir süre sonra rastladıkları bir komşusu hocaya<br />
“yahu  hocam sende hiç akıl yok mu, iki kişi yürüyorsunuz eşek boş gidiyor  biriniz binsenize eşeğe, bu olacak iş mi?” demiş. Bunun üzerine hoca oğluna dönmüş gülümsemiş ve demiş ki<br />
“işte evladım herkesin söylediği her doğruya uymaya çalışırsan ilerlemek güç oluyor, en iyisi işi yapanın bildiği doğruyu sürdürmesidir” <br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Amerikalı Mühendis... ]]></title>
			<link>https://www.access-sql.com/Konu-Amerikali-Muhendis</link>
			<pubDate>Thu, 24 Mar 2011 13:50:53 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.access-sql.com/Konu-Amerikali-Muhendis</guid>
			<description><![CDATA[‎1950'li yıllarda Amerikalı mühendisler gelmiş Türkiye'ye.. Kayseri'de bir kısım... imar çalışmalarına rehberlik edeceklermiş.. Türkiye'de o zamanlarda yol güzergâhını belirleyecek alet ve eleman yokmuş..<br />
Türk mühendisler eşeği yokuşa sürüyor, arkasından elemanlar şeritmetre çekiyor ve eşeğin ayak izlerine kazık çakıp istikamet belirliyorlarmış.. Bunu gören Amerikalı mühendis pratiği kavrayamamış ve sormuş,<br />
- Ne yapıyorlar böyle?<br />
Türk mühendis cevap vermiş,<br />
- Rampada yolun güzergâhını belirliyorlar.<br />
- Anlayamadım?<br />
- Eşek rampayı en uygun yoldan çıkar, biz de eşeğin izinde kazık çakıp rampada yol güzergâhı belirliyoruz..<br />
Amerikalı katılarak gülmeye başlamış.. Yatışınca da sormuş,<br />
- Peki eşek bulamayınca ne yapıyorsunuz?<br />
Türk mühendis bozuntuya vermeden cevap vermiş,<br />
- Amerika'dan mühendis getirtiyoruz..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[‎1950'li yıllarda Amerikalı mühendisler gelmiş Türkiye'ye.. Kayseri'de bir kısım... imar çalışmalarına rehberlik edeceklermiş.. Türkiye'de o zamanlarda yol güzergâhını belirleyecek alet ve eleman yokmuş..<br />
Türk mühendisler eşeği yokuşa sürüyor, arkasından elemanlar şeritmetre çekiyor ve eşeğin ayak izlerine kazık çakıp istikamet belirliyorlarmış.. Bunu gören Amerikalı mühendis pratiği kavrayamamış ve sormuş,<br />
- Ne yapıyorlar böyle?<br />
Türk mühendis cevap vermiş,<br />
- Rampada yolun güzergâhını belirliyorlar.<br />
- Anlayamadım?<br />
- Eşek rampayı en uygun yoldan çıkar, biz de eşeğin izinde kazık çakıp rampada yol güzergâhı belirliyoruz..<br />
Amerikalı katılarak gülmeye başlamış.. Yatışınca da sormuş,<br />
- Peki eşek bulamayınca ne yapıyorsunuz?<br />
Türk mühendis bozuntuya vermeden cevap vermiş,<br />
- Amerika'dan mühendis getirtiyoruz..]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[komik fıkralar]]></title>
			<link>https://www.access-sql.com/Konu-komik-fikralar</link>
			<pubDate>Thu, 17 Mar 2011 14:57:03 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.access-sql.com/Konu-komik-fikralar</guid>
			<description><![CDATA[Şişeleri getirdim<br />
<br />
Akıl hastanesinde bir gün, bir deli hasta bakıcıyı yanına çağırır. "Bana çabuk 5 şişe kola getir" der. Hasta bakıcı buna kızar ve hastaya beş tokat atar ve "al işte kolalarını" der. Aradan zaman geçtikten sonra yine aynı hasta, bakıcıyı yine çağırır. Bu sefer hasta; hasta bakıcıyı tokatlar. Bakıcı, "ne oluyor?" der. Hasta cevap verir: - "Şişeleri getirdim abi."]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Şişeleri getirdim<br />
<br />
Akıl hastanesinde bir gün, bir deli hasta bakıcıyı yanına çağırır. "Bana çabuk 5 şişe kola getir" der. Hasta bakıcı buna kızar ve hastaya beş tokat atar ve "al işte kolalarını" der. Aradan zaman geçtikten sonra yine aynı hasta, bakıcıyı yine çağırır. Bu sefer hasta; hasta bakıcıyı tokatlar. Bakıcı, "ne oluyor?" der. Hasta cevap verir: - "Şişeleri getirdim abi."]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[fıkra]]></title>
			<link>https://www.access-sql.com/Konu-fikra-5120</link>
			<pubDate>Thu, 17 Mar 2011 14:54:00 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.access-sql.com/Konu-fikra-5120</guid>
			<description><![CDATA[Temel ve Maymun  <br />
<br />
Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş. Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel; 3 aylik ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot olabilmiş. Beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmış. Atmosfer aşıldıktan sonra Temel'in ilk işi; kendisine sıkı sıkıya söylenildiği gibi zarfları açıp maymunun ve kendisinin görev kartlarını okumak olmuş. Maymunun görevleri: "Yerküre ile bağlantıyı sürekli kontrol altında tutmak; her 2 saatte bir yörüngedeki sapmaları ayarlamak; füze içindeki hava basıncı, ısı, iletkenlik değerlerini aşağıya bildirmek; yakıt harcamasını ve motorların sırasını belirlemek..." diye devam ederken; okumaktan sıkılan Temel, kendi görev kartını açmış : "Maymunu iyi besle!"]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Temel ve Maymun  <br />
<br />
Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş. Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel; 3 aylik ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot olabilmiş. Beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmış. Atmosfer aşıldıktan sonra Temel'in ilk işi; kendisine sıkı sıkıya söylenildiği gibi zarfları açıp maymunun ve kendisinin görev kartlarını okumak olmuş. Maymunun görevleri: "Yerküre ile bağlantıyı sürekli kontrol altında tutmak; her 2 saatte bir yörüngedeki sapmaları ayarlamak; füze içindeki hava basıncı, ısı, iletkenlik değerlerini aşağıya bildirmek; yakıt harcamasını ve motorların sırasını belirlemek..." diye devam ederken; okumaktan sıkılan Temel, kendi görev kartını açmış : "Maymunu iyi besle!"]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[fıkra]]></title>
			<link>https://www.access-sql.com/Konu-fikra</link>
			<pubDate>Thu, 17 Mar 2011 14:29:37 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.access-sql.com/Konu-fikra</guid>
			<description><![CDATA[xD   Tatil bitti   xD<br />
Bir işadamı, oldukça yoğun ve yorucu geçen bir seneden sonra tatile çıkmaya karar verir. Eşi de kendisi gibi meşgul olduğu için birlikte tatil yapacakları bir dönem ayarlamak zor olur. İspanya kıyılarında bir otel bulur ve bulduğu ilk uçakla oraya gider. Otele yerleşirken bir aylık bir rezervasyon yaptırır. Bir hafta kadar güzelce tatil yaptıktan sonra, bir akşam yemeğinde garson kendisine bir mektup iletir. Mektubu okuyan işadamı, tatilini geçirdiği otelin yöneticisinin yanına gider. "Ne yazık ki tatil sona erdi..." Yönetici şaşırır ve üzülür. "Ama beyefendi, bir aylık rezervasyon yaptırmıştınız, ne oldu böyle aniden?" İşadamı çaresiz bakışlarla cevap verir: "Evet bir ay kalacağım, ama tatil bitti. Karım işinden izin almayı başarmış ve iki gün sonra burada olacakmış..."]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[xD   Tatil bitti   xD<br />
Bir işadamı, oldukça yoğun ve yorucu geçen bir seneden sonra tatile çıkmaya karar verir. Eşi de kendisi gibi meşgul olduğu için birlikte tatil yapacakları bir dönem ayarlamak zor olur. İspanya kıyılarında bir otel bulur ve bulduğu ilk uçakla oraya gider. Otele yerleşirken bir aylık bir rezervasyon yaptırır. Bir hafta kadar güzelce tatil yaptıktan sonra, bir akşam yemeğinde garson kendisine bir mektup iletir. Mektubu okuyan işadamı, tatilini geçirdiği otelin yöneticisinin yanına gider. "Ne yazık ki tatil sona erdi..." Yönetici şaşırır ve üzülür. "Ama beyefendi, bir aylık rezervasyon yaptırmıştınız, ne oldu böyle aniden?" İşadamı çaresiz bakışlarla cevap verir: "Evet bir ay kalacağım, ama tatil bitti. Karım işinden izin almayı başarmış ve iki gün sonra burada olacakmış..."]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Köylü ve Kaymakam...]]></title>
			<link>https://www.access-sql.com/Konu-Koylu-ve-Kaymakam</link>
			<pubDate>Thu, 17 Mar 2011 11:54:13 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.access-sql.com/Konu-Koylu-ve-Kaymakam</guid>
			<description><![CDATA[Bolu'da bir ilçeye bir kaymakam atanmiş. Kaymakam yanina başçavuşu alip, köylülerle tanişmak üzere köy, köy dolaşmaya başlamiş, bakmişlar ki yolda bir adam kucağinda bir eşek yavrusuyla gidiyor... kaymakam baş çavuşa demiş ki.. "ben bu köylüye biraz sataşayim" başçavuş kaymakami uyarmiş. "aman efendim, bunlar lafta altta kalmazlar. Dikkat edin" "kaymakam bir şey olmaz. Ben yillarca mektep okudum. Kültürlüyüm. Cahil bir köylü mü beni lafta yenecek demiş." arabayi durdurup köylüye yanaşmişlar kaymakam selam verip sormuş "nereye böyle kucağinda yavrunuzla" köylü bir kaymakama bakmiş, birde başçavuşa "mektebe demiş..mektebe yazdirmaya gidiyorum..."okuyup da kaymakam olsun diye".]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bolu'da bir ilçeye bir kaymakam atanmiş. Kaymakam yanina başçavuşu alip, köylülerle tanişmak üzere köy, köy dolaşmaya başlamiş, bakmişlar ki yolda bir adam kucağinda bir eşek yavrusuyla gidiyor... kaymakam baş çavuşa demiş ki.. "ben bu köylüye biraz sataşayim" başçavuş kaymakami uyarmiş. "aman efendim, bunlar lafta altta kalmazlar. Dikkat edin" "kaymakam bir şey olmaz. Ben yillarca mektep okudum. Kültürlüyüm. Cahil bir köylü mü beni lafta yenecek demiş." arabayi durdurup köylüye yanaşmişlar kaymakam selam verip sormuş "nereye böyle kucağinda yavrunuzla" köylü bir kaymakama bakmiş, birde başçavuşa "mektebe demiş..mektebe yazdirmaya gidiyorum..."okuyup da kaymakam olsun diye".]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ilk bakışta mı?]]></title>
			<link>https://www.access-sql.com/Konu-ilk-bakista-mi</link>
			<pubDate>Fri, 04 Mar 2011 10:06:48 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.access-sql.com/Konu-ilk-bakista-mi</guid>
			<description><![CDATA[bir fıkrada benden...<br />
ILK BAKİSTA Mİ?<br />
Adamin biri deliler hastanesini gezmeye gitmis.Bakmis deliler kapidaki delikten iceri dogru bakiyorlar.Bakan tekrar siraya geciyor.Devamli bir dongu gibi olay yineleniyor.Adam merak etmis oda siraya girmis.Sira kendi sine gelmis.Egilip bakmis.Zifiri karanlik hicbirsey yok.BIr tanesini dur durup sormus.: <br />
<br />
-Yahu ben hic birsey goremedim? Deli sasirmis: <br />
<br />
-ulan biz iki yildir bakiyoruz birsey goremiyoruz.Sen ilk bakista mi goreceksin. <br />
<br />
<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[bir fıkrada benden...<br />
ILK BAKİSTA Mİ?<br />
Adamin biri deliler hastanesini gezmeye gitmis.Bakmis deliler kapidaki delikten iceri dogru bakiyorlar.Bakan tekrar siraya geciyor.Devamli bir dongu gibi olay yineleniyor.Adam merak etmis oda siraya girmis.Sira kendi sine gelmis.Egilip bakmis.Zifiri karanlik hicbirsey yok.BIr tanesini dur durup sormus.: <br />
<br />
-Yahu ben hic birsey goremedim? Deli sasirmis: <br />
<br />
-ulan biz iki yildir bakiyoruz birsey goremiyoruz.Sen ilk bakista mi goreceksin. <br />
<br />
<br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Temel ve Eşşek]]></title>
			<link>https://www.access-sql.com/Konu-Temel-ve-Essek</link>
			<pubDate>Wed, 02 Mar 2011 21:45:57 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.access-sql.com/Konu-Temel-ve-Essek</guid>
			<description><![CDATA[temel eşşeğiyle birlikte yolda giderken yolun kenarındaki şeftali bahçesine gözü takılır. şeftalilerin cazibesine dayanamaz ve dalar bahçeye, başlar şeftalileri bir güzel yemeye, bunu gören temelin eşşeğine iştaha gelir oda bahçeye dalar. ikisi birden kendilerini kaybetmiş şeftalileri yerken bahçe sahibi çıkagelir. yerden bir sopa alır ve eşşeği dövmeye başlar, temel korku dolu gözlerle eşşeğinin dayak yemesini seyreder, eşşekle işi biten bahçe sahibi bu sefer aynı dayağı temele atmaya başlar. yediği dayak dayanılmazdır temelin, ama dayaktan ziyade kafasına takılan düşünce daha dayanılmazdır. bu adam beni dövüyor tamam anladık ama neden önce eşşeği dövüyorda sonra beni dövüyor diye düşünüp durur temel dayak boyunca. en sonunda bahçe sahibi temeli dövmeyi bırakınca dayanamaz sorar. hemşerim bahçene daldık şeftalilerini yedik bizi dövmekte haklısın ama neden önce eşşeğimi dövdünde sonra beni dövdün<br />
bahçe sahibi temele şöyle bir bakar ve derki; temel evladım önce seni dövseydim eşşek başına geleceği anlarda kaçardı o yüzden önce onu dövdüm...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[temel eşşeğiyle birlikte yolda giderken yolun kenarındaki şeftali bahçesine gözü takılır. şeftalilerin cazibesine dayanamaz ve dalar bahçeye, başlar şeftalileri bir güzel yemeye, bunu gören temelin eşşeğine iştaha gelir oda bahçeye dalar. ikisi birden kendilerini kaybetmiş şeftalileri yerken bahçe sahibi çıkagelir. yerden bir sopa alır ve eşşeği dövmeye başlar, temel korku dolu gözlerle eşşeğinin dayak yemesini seyreder, eşşekle işi biten bahçe sahibi bu sefer aynı dayağı temele atmaya başlar. yediği dayak dayanılmazdır temelin, ama dayaktan ziyade kafasına takılan düşünce daha dayanılmazdır. bu adam beni dövüyor tamam anladık ama neden önce eşşeği dövüyorda sonra beni dövüyor diye düşünüp durur temel dayak boyunca. en sonunda bahçe sahibi temeli dövmeyi bırakınca dayanamaz sorar. hemşerim bahçene daldık şeftalilerini yedik bizi dövmekte haklısın ama neden önce eşşeğimi dövdünde sonra beni dövdün<br />
bahçe sahibi temele şöyle bir bakar ve derki; temel evladım önce seni dövseydim eşşek başına geleceği anlarda kaçardı o yüzden önce onu dövdüm...]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>