Mavera Vakti.Ne zaman başladı bu iş? Ne zaman bitecek? Başlayan ne? Bitecek olan ne?
Ötelerin ötesinden bahsediyorum. Ötelerin ötesi varsa, berisinin berisi de var mı? Ötesinde, berisinde veya neresinde durursam doğrudur. 31.07.2011 saat 07.24 itibarı ile yaşımı hesaplayan bir programa gözüm takılıverdi. Kadrajda sürekli artan sayıları artık göz ardı ettim. İsteyene ayrıca sık sık güncellerim. Üzülmeyin. Sonuçlar aşağıda… Siz... 51... Yıldır ya da... 18.969... Gündür ya da... 455.257... Saattir ya da... 27.315.474... Dakikadır ya da... 1.638.928.490. Saniyedir yaşıyorsunuz... Bu Biyoloji-zaman ilişkim... Ruh-zaman ilişkim daha da eski olmalı. Çuvallama olmazsa en az bu günkü tespitle 5 milyar yıldan daha fazla yaşlıyım. Astrofizik'te işe kaynak yaparsa ışık yılı falan filan derken iş büyüyecek. Bu tespit bana ait değil; evrenin yaşını hesaplayanların ve idrakimin yalancısıyım. Bir tefsirin ön sözünde evrenin büyüklüğünü, yaratanın muhteşem kudretine isnad için “içinde bulunduğumuz galaksinin 300 milyon yıldız barındırdığı ve bizim galaksimiz gibi de 300 milyon galaksi daha olduğundan” bahseden bir açıklama okumuştum. Yıllar geçti şimdide 300 milyar galaksi sayısına çıkıverdiler. Bir yandan kızıyorum bir yandan da acıyıp hak veriyorum. 25 senede bu kadar pay kadı kızı misali. Hırpalamaya bile değmez. Doğrusunu adam akıllı tespit edinceye kadar açıklama yapmasalar daha mı iyi olurdu? Ne dersiniz? Dünyanın yuvarlak olduğunu tespit edenin Galile olduğu söylenir. Hâlbuki Galile dünyanın şeklini değil; sadece döndüğünü tespit etmiş ve söylemiştir. Her dönenin ayrıca illa da yuvarlak olması gerekmiyor değil mi? Kim bu iddianın doğru olduğunu belgelemiş? Ferdinand Magellan. O dahi net değil. Kem küm yani. Dünya’nın çevresinde dolaşarak yuvarlak olduğunu kanıtlayan kişi olarak kabul edilir. “Kabul edilir” diyor; Kesin bir şey yine yok. Galile içinde “söylenir” diyor. yani zannen.. Bu adı geçen topu topu (3 Kişi) kahramanların yanında, dünyanın tepsi gibi olduğunu iddia edenlerden hiç bahsedilmez. Sadece önemli bir sayıda olduklarını, bu kötü tespitlerinin asırlarca dünyaya hâkim olduğunu, bilimi geri bıraktığını “yeni yuvarlakçıların” ima ve istihzalarından anlarız. Madem bu kadar kalabalıklar da niye 3 ad veremezler anlamam. Eski yuvarlakçıların bu doğru tespitin de bir emeğimiz olmasa dahi, fennin gücünü destekleme adına hep beraber kazanan tribündeyiz. Şüpheler içindeyim 25 yılda 300 milyondan 300 milyara çıktılar. Kısadan” canım fazla bir fark yok; 1000,3000 veya 6000 katı ne olur ki?” demeyin. Her fazla katı 300 milyar yıldızla ayrıca çarpın. Piksel ölçeğine göre de hesap yapmayın. Güneş sistemi dışındaki en yakın yıldıza 7,5 ışık yılında gidilebiliyormuş. Saniyede 300.000 km hızla 7,5 senede!.. Abilerim, ablalarım 10. gök cismini konuşuyoruz. 300.000.000.000-10=299.999.999.990 fena değil. Samanyolu galaksisi erken biteceğe benziyor. Biterse 300.000.000.000-1 olacak sonucu yazmıyorum değmez bile. Yıldız sayısı meselesi de afakî. Gökyüzü haritalarının en günceli bile nanay. Sayının net olmaması sayılamamasından değil. Diyorlar ki “Gördüğümüz yıldız aslında orada olmayabilir. Her görünene vardır diyemeyiz.” Yani nasıl? Deyince “Efendim milyarlarca ışık yılı öteden dünyamıza gelen ışıkla var diyoruz. Bu gün yerinde aslında olmayabilir, yok olup kara deliğe dönüşmüş olabilir. Ama ışığı dünyaya yeni geldiği için var zannediyoruz.” E başka! Deyince de “Boşluk gibi görünen her hangi bir yerde aslında bir yıldız olabilir. Ama ışığı henüz dünyaya gelmediğinden yok kabul ediyoruz. Yok ama var; Var ama yok!... Piri Reis’in haritasını hızla çoğaltmak insanlık için daha faydalı olacak. Bence daha kesin veriler... Paralel evrenlerden, 4. Boyuttan, Dejavu tünellerinden hiç bahsetmeyelim. Dünyanın şeklini, dönmesini bulanı bile net değil. Yıllarca Amerikalıların aya gittiğini kabul ettik. Yıllar sonra “yok be yav. Soğuk savaş oyunuydu, Ustaca herkese yedirdiler” diyenler de batılılar. 5 fazla resim ortaya atıpta “gittik yahu” bile diyemediler. Şimdi gitseler dahi kıymeti yok. Belki de astronot/kozmonot taifesi uzaya şimdi gerçekten çıktıklarında dünyanın yuvarlak değil de küp şeklinde olduğunu gördüler. Kekeleyerek durumu söylediklerinde NASA ne demiş olabilir? “Şimdi ayvayı yedik. Ulan bi daha bakın, kafa yapmayın bizimle mi” dediler?. “Bunu da değiştirirsek ne deriz bilim adına?” mı dediler? Photoshop programı belki bu durumu kurtarma adına ortaya çıktı! Ten, nine… zero, fire, alkış, çak dostum çak; uluslararası sularda icra edilen yıllık planlı kararlılık tatbikatları mı? Ne dersiniz? Ben bilim adına bunca tutarsızlığı gördükten sonra… Güya Mavera Vaktinden bahis açacaktım. İş nerelere geldi. Yukarıdakiler gibi bu da tutmadı be… Yorumlar Mecburen... İsmet Türker Cedimagar: "Var iken yok olmak yok iken var olmak." Bu söz ne kadar önemli bir tespiti işaret eder. Beş duyumuza hitap eden şey bizi ne kadar kısıtlamış değil mi? "Orda bir köy var uzakta gitmesek te kalmasak ta o köy bizimdir" diyebilmek için düşünmek gerekir. Düşünmeden sadece gözleme dayanarak orda bir köy olduğunu nasıl bilebiliriz ki? Yanılgılarımız hep bu yüzden değil mi dir? Doğru bildiklerimizin günün birinde yanlış olma ihtimali de buna bağlı değil mi? Ah o beş duyunun ötesine geçememek yok mu? Oysa ne güzeldir akan bir suya bakıp nerden geliyor nereye gidiyor neleri sürüklüyor neleri geride bırakıyor diye düşünmek. Peki ya sadece suya bakan ceylanın hali nicedir? Ben her halükarda suyun nereye vardığını bilmek isteyenlerdenim. Sayılar, sayılar... Akıp duran su da molekül sayısının ne önemi var? Her neyse Ramazan'ın da bu güzelliği var işte tefekküre zorluyor insanı. Bilvesile Ramazan'ın mübarek olsun Metin ağabey. Metin Sertbaş: "Olan'a" kaynak çabası sadece. Ressamın yanında bekleyip, alnında biriken teri silen bir çırak olmak. Nefes'im ile, bakışımdaki fer'in gücü ile yanında olmak. "Yanında ben vardım, bu resmi beraber yaptık." diyen bir çırak yalan söylemiş olmaz değil mi? Ayrıca en iyi edebiyatçıların matematikçilerin arasından çıktığı söylenir. İsmet Türker Cedimagar: İyi bestekârların da matematik kurguyu eserlerine monte etmelerinde bir hikmet olsa gerek. Metin Sertbaş: İsmet Ağabey...Eğer evren küre şeklinde ise, "neresi en, neresi boy, neresi yükseklik" olur?... Metin Sertbaş: Dünya misket, güneş 2 top büyüklüğünde iken aralarındaki mesafeyi 280 metre yapın diyorlar. Ve ilave ediyorlar bu ölçek ile güneşten sonraki en yakın yıldız olan Alpha Centauri'yi 78.000 km öteye koyabilrsiniz. Samanyolu ve civarındaki 30 kadar galaksi, beraberce bir galaksi kümesi teşkil ederler. Bu küme içindeki büyük galaksilerden bize en yakın olanı, ANDROMEDA galaksisidir. ANDROMEDA galaksisinin bize olan uzaklığı: 2.2 milyon ışık yılıdır. Şimdi ışığa binsek, 2 nokta 2 (yaklaşık 2) MİLYON yıl sonra ANDROMEDAya ulaşırdık. Metin Sertbaş: "Önceden olanı bugün gözümle görüyorsam" !.... Zaman farkı yok!. Herşey tümleşik ve An... Bu gün görmediğim ise ya yaşanmışsa! Hayat olmuş bitmiş, Kabir olmuş bitmiş, Hesap olmuş bitmiş, Sırat olmuş bitmiş, Cennet canlı yaşanıyor, Cehennem canlı yaşanıyor. Metin Sertbaş: Işığını henüz gördüğümüz yıldızlar misali "bildiğimiz dünü, bu günü" yaşadık. Işığını henüz görmediğimiz yıldızlar misali "bilemediğimiz yarını" da yaşayacağız. Ama yıldızlar zaten var değilmiydi? Dün, bu gün, yarın zaten var değilmiydi? Yaşanan ve yaşanacak olan zaten var değilmiydi? Metin Sertbaş: Kendimizi ve bu günü sıfır noktasına koyduğumuzda benden önce, benden sonra; geçmiş ve gelecek belirmiyor mu? Peki, ya sıfır noktası değişince? İsmet Türker Cedimagar: ya zaman yoksa diyeceksin diye korkuyorum. Metin ağabey Nasrettin hoca gibi başı sonu önü arkası diye düşünmeden al eline sopayı yere vur, işte evrenin merkezi sana, işte sıfır noktası. Sonrası, sen nereye gidersen sıfır noktası orası. Nasreddin hocalardan biri bir gün bunu yapmış. Gerisi diğerlerinin başına. Metin Sertbaş: Zaman 1-2, birler hanesi, aralık sayısı 1 Zaman 1.1-1.2 onlar hanesi, aralık sayısı 20 Zaman 1.01-1.02 yüzler hanesi, aralık sayısı 200 Zaman 1.001-1.002 binler hanesi, aralık sayısı 2000 Haneleri sonsuza göre arttırın ve 2 ye göre artan ilave aralıkları siz hesaplayın. Her aralık ayrıca ayrı bir zaman değil mi? K. Yavuz Engin ? !Metin Sertbaş: Yavuz hocam 1 ve 2 de kalmayıp, yatay vektörü de işleme aldığınızda tablo ne hale gelecek acaba? Metin Sertbaş: "Kırk katırmı kırk satırmı?" sözü "kırka kadar sayabilenler" için herhalde... K. Yavuz Engin: Metin kardeş Pythagoras'çı mı oldunuz, nedir? Metin Sertbaş: Bilsem "bir bilen olup" susardım. Susmadığıma göre? Sufiler meczup olurlar. Meczubun sözüne de itibar edilmez. Meryem Gülvisal: sükut ve söylemenin arasında ne fark var anlayan yoksa?
"Küpte ne varsa dışarıya o sızar... Hz.Mevlâna" |
Metin kullanıcısının bu mesajını 3 üyemiz beğendi..: MirzaKatar, dreamt, Berkant Öztürk |
|
MirzaKatar
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Katılım: 18.10.2010 ![]() Beğendiği mesaj sayısı: 174 178 mesajını 276 üyemiz beğenmiş.
Office 2010 TR
|
|
Mesaj: #3
14-12-2011 11:36
Okurken çok keyif aldım, teşekkürler.
"Gönül deniz, dil kıyıdır. Denizde ne varsa kıyıya o vurur" |
|
Berkant Öztürk
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Katılım: 05.03.2008 Beğendiği mesaj sayısı: 47 108 mesajını 160 üyemiz beğenmiş.
Office 2007 TR
Office 2010 EN
Win7 x64
Mesaj: #4
14-12-2011 11:49
Harikaydı, inanın bayıldım.. Size ayrı bir köşe açsak yeridir..
Teşekkürler Metin Bey..
AccessCage .......... ![]() ___________________________________________________________ beab05
|
|
|
| Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi |
| Mavera Vakti. Gûya Felsefi bir yazı... - Konu Araçları | |
Etiketler | |
BBCode | |
Diğer | KonuyuYazdır - Arkadaşına Gönder - Bu konuya abone ol |











? !


![[-]](images/accsql/collapse.gif)






Etiketler
BBCode
Diğer